top of page
  • Yazarın fotoğrafıBiriz Aydinç öztüzemen

Oğlum Oğlum Ne Yaptın Sen

Dünyadaki bütün sesler bir anlık dursa;

Aynı zamanda, tüm insanlık sussa;

‘Hayatın anlamını’ kulağımıza fısıldayan çıkar mı acaba?

Neden?

Neden yaşıyoruz?

Niye geldik bu dünyaya?


My son, My son What Have Ye Done


Kahramanımız, anlamın sessizlikte kulağına fısıldanacağını düşünüyor; Basket topunun atılma ya da durma anında değil, havadaki halinde; Müthiş bir oyuncu: Michael Shannon.


Biraz filmi açayım;

Bir adam, kendisine oldukça düşkün hatta ona hala çocukmuş gibi davranan annesini öldürür, film başlar. Esasen gerçek bir hikayeden yola çıkılarak yazılmış bir Werner Herzog senaryosu. Werner Herzog artı David Lynch yönetmiş ki bu ikili beraberlik muhteşem bir anlatıma dönüşmüş. Tam bir, bir elin nesi var iki elin sesi var üstünlüğü… Bildiğiniz üzere David Lynch metafor adam; sahnenin neresinde, ne mesaj verdiğini anlamak için filme pür dikkat odaklanmanız, hatta sahneye çıkıp kamera arkasını bile görmeniz gerekiyor.


Dedektif ( Willem Dafoe) rehineleri -bari- kurtarmak için (evde rehineler de var çünkü!) olay yerine gelir.


"Gerçekte biz polislerin mi, yoksa suçluların mı daha kötü olduğundan emin olamıyorum."

Kalabalık arasından razzle them,dazzle them

(zevk onlara, sefa onlara) diyerek Michael Shannon geçer ve eve girer.


Bu arada flashbacklerle, kahramanımızın Orestes adlı bir tiyatro oyununda oynadığını görürüz. Yani mitolojide Klytaimestra ve Agamemnon’nun oğlu.Klytaimnestra, sevgilisi ile birlikte Orestes'in babası Agememnon'u öldürürler. Orestes de babasını öldüren annesi ile sevgilisini öldürerek intikam alır ve böylece adalet yerine gelecektir.

Ancak; annesini öldürürse lanetlenecek…

E, öldürmezse yine lanetlenecek

Üstelik tereddütte kalırsa iki kez lanetlenecektir!

İşte kahramanımızın da durumu aynen böyle…


Kendini dağlara vurur, yoga yapar, dünya nimetlerinden uzaklaşır ama olmaz; çünkü hayatın anlamını bulamaz ki, anlam diye bir şey var mı ki?


Ya da gözlüklerimizi çıkarırsak acaba, cenneti görür müyüz?


"Dedektif, senden bir ricam olacak. Raporuna iki şeyi dahil et. Bir, flamingoları unut gitsin; Ben devekuşu görüyorum. İkincisi ise, basket topumun başına ne geldiyse onu yaz."


Hayat işte bu; son derece basit…


Bu filmi lütfen izleyin; Herzog'un nasıl film/sinema yaptığını göreceksiniz. Kesinlikle sıkıcı değil, hatta bazı sahneler son derece eğlenceli, gülümseyeceksiniz…


Ha, belki size hitap etmez. O zaman, en azından bu yönetmeni, varsa listenizden silersiniz…

bottom of page